Kral Yolu ve Lidyalılar
Nakliye portalı
Haber
30 Haziran 2021 - Çarşamba 00:15
 
Kral Yolu ve Lidyalılar
Kral yolu,kral yolunu kim yaptı, kral yolu nereden nereye uzanır,kral yolu haritası, kral yolu ve lojistik önemi, kral yolu nerede, ticaret yollarının önemi, parayı ilk kim kullandı, kral yolu hangi ülkelerden geçer, kral yolu güzergahı,Lidyalıların tarihdeki önemi,kral yolunu yapan uygarlık, Efes -Mezopotamya ticaret yolu, ticaret yollarının uygarlıklara etkisi, Ege Bölgesi-Musul ana ticaret yolu, yollar ve lojistik .....Her lojistikcinin bilmesi gereken eski ticaret yolları.
KÜTÜPHANE Haberi
Kral Yolu ve Lidyalılar

 

LİDYA

LİDYA VE LİDYALILAR

Batı Anadolu'da, Gediz - Menderes dolaylarına, Eskiçağda Lidya denir di. Lidya adı, söylentiye göre, bura halkından olan Lid i'lerin veya eski hükümdarlardan LİDYUS'un adına göre verildi. 

Lidyalılar, M.Ö. 1200 tarihlerinde Ege göçleri ile birlikte geldiler. Buranın yerli halkı ile karışıp kaynaştılar. Zamanla bir devlet kurdular. 

 

LİDYA TARİHİ : 

Lidya’nın ilk devirleri karanlıklar içindedir. Lidyalılar ancak Frig devletinin sarsılmasından sonra bir varlık göstermeye başladılar. Onlarla mücadeleye giriştiler fakat Lidya devletinin ne zaman kurulduğu kesin olarak belli değildir. Lidya tarihi Kral GiGES in ŞAHİN KRALLAR (MERMNAD'lar) sülâlesini kurmasından sonra aydınlığa kavuşur. 

Söylentiye göre ilk sıralarda Lidya’yı ATALAR (ATTIYAD OĞULLARI), ondan sonra da Hititlerle ilgili olan HERAKLİD'ler sülalesi idare etti Heraklid’ler, memlekette askeri otoriteye dayanan bir derebeylik idaresi kurdular. Heraklid ler sülâlesinin son hükümdarı KANDAVUL TİRHA (TİRE) prensi Giges tarafından tahttan indirildi. Lidya'ya Şahin Krallar sülalesi hakim oldu.

 

GIGES (M.Ö. 680 - 652): 

Herodot'un anlattığına göre Kral Kandavul, Giges'i çok severdi. Ona bütün sırlarını açar, her şeyi söylerdi. Kandavul, bir gün Giges ile karısı hakkında konuşurken, «Görüyorum ki, karımın güzellikleri hakkında sana anlattıklarıma inanmıyorsun. Zaten insanlar gözleri ile gördükleri kadar, kulaklarıyla işittiklerine inanmazlar. O halde bir çaresini bul, karımı çıplak gör- dedi. Giges itiraz etmek istedi, fakat kral dediğini yapması için israrda bulundu. Giges'i yatak odasına gizleyerek karısını gösterdi. Lakin Giges odadan çıkarken kadın farkına vardı. Bu olaydan dolayı kocasına içerledi. Ertesi günü Giges’i yanına çağırarak onu, kocasını öldürmeye zorladı. Nihayet Kandavul öldürüldü. Giges onun dul kalan karısı ile evlenerek Heraklid’ler sülalesinin yerine kendi sülalesini kurdu. Başkent SARD (SARDES) şehrine yerleşti. 

Kral Giges barış siyaseti güttü. Asurlarla ve İyonlarla iyi geçindi. Ticaretin gelişmesine önem verdi. Efes (EFESUS) şehrinden Mezopotamya ya kadar uzanan büyük bir karayolu yaptırdı. Bu yola, tarihte «KRAL YO LU» adı verildi. Giges’in zamanında, Karadeniz ve Mısır'a doğru uzanan diger ticaret yolları da yapıldı. 

Frig devletini yıkan Kimmerler, Giges zamanında Lidya için de tehlikeli olmaya başladılar. 

Giges, onlara karşı Asurlardan yardım istemek zorunda kaldı. Fakat Kimmerlerin başına TOKTAMIŞ geçince de  Giges’e üstün geldi. Kimmerlerin başkanlarından ikisini zincire vurarak Asur kralına gönderdi. Fakat Kimmerlerin başınua TOKTAMIŞ geçince durum değişti. Lidya askerlerinin zırhları, Kimmerlerin demirden olan ağır kılıçlarına dayanamadı. Bir Asur tabletinde yazılı olduğuna göre, Giges'in cesedi, düşman askerlerinin atlarının önüne atıldı. Kemikleri yerlerde sürüklendi. Kimmerler, Sard Kalesini alamamakla beraber, bütün Lidya ülkesini yağma ettiler ve silip süpürdüler (M.O. 652). 

Kimmerleri ancak Asurlar yenebildi. Giges'in oğlu ARDYS, Asurların himayesine girmek zorunda kaldı ve ancak Lidya'nın kıyı ülkelerini elinde tutabildi. 

ALYAD (M.Ö. 605 - 560): 

Alyades, Kimmerlerin son kalıntılarını temizledi. Kızılırmağa kadar olan yerleri kendine bağladı. Bu sırada Kimmerlerin arkasından Anadolu’ya geçen İskitleri yenen MED Hükümdarı KİAKSAR da Kızılırmağa kadar dayanmıştı. iki hükümdar arasında, Anadolu hakimiyeti yüzünden 5 yıl süren savaşlar oldu. Fakat kesin bir sonuç alınamadı. 

Bu savaşlar sırasında güneş tutuldu. (M.Ö. 28 Mayıs 585 yılında olan bu güneş tutulmasını, Milet'li TALES önceden hesaplamıştı.) Bunun üzeri ne iki taraf da Tanrılarının savaşı istemediğine hükmettiler. Savaşa son vererek aralarında andlaşma yaptılar. 

Kızılırmak iki devlet araşında sınır kesildi. Alyat, kizini Kiaksar'ın oğlu Astiyag'a verdi.

 

Alyat, Izmir'i ele geçirerek yıktı. Paflagonya, Britanya ve Karya'yı da aldı. Kendisinden sonra yerine oğlu KREZÜS (KROISOS) geçti. 

KREZÜS (M.Ö. 560 - 546) : 

Krezüs, kıyıda, babası zamanında alınmamış olan birçok yerleri memleketine kattı. Bu tarafta yalnız Millet (MİLETOS) bağımsız kaldı. Krezüs'ün zamanında Lidya, Ege Denizinden Kızılırmağa ve Karadeniz'den Toroslara kadar uzanmakta idi. Mezopotamya kültürü Lidya ve İonya yolu ile Yunanistan'a girdi. 

Krezüs, Yunanistanla yakın ilgi kurdu. Yunancayı öğrendi. Birçok Yunan bilginini sarayına çağırdı. Onları görüp gözetti, Yunan ilmi, Yunan zevki ve Yunan müziği Lidya'ya girmeye başladı. Hatta Yunanca olarak bir Lidya tarihi yazıldı. 

Herodot'un tarihinde yazıldığına göre Krezüs, bir defa Yunan bilgini Solon'u yanına çağırttı. Onu günlerce sarayında ağırladı. Bütün zenginliklerini gösterdi. Sonra ünlü bilgine «Gördüğünüz insanların en mutlusu kim dir?» diye sordu. 

Solon, evvela, Atina'lı bir babayı söyledi. Çünkü «Bu adam, yaşadığı sırada memleketi ileri ve mutlu idi. Güzel ve iyi oğulları vardı... Savaş meydanında yiğitçe öldü... Atina'lılar kendisine büyük saygı gösterdiler.» dedi. 

Solon'u hayretle dinleyen Krezüs, o adamdan sonra en mutlu olanın kim olduğunu sorunca Solon bu defa da başka birisini söyledi. Krezüs'ten bahsetmedi. Kendini dünyanın en mutlu insanı sayan Lidya hükümdarı öf keye kapılarak  : 

- Ya benim sürdüğüm mutluluk ne oluyor?” diye sordu. Solon, soğukkanlılıkla şu karşılığı verdi: 

Senin akıllara durgunluk veren zenginliğini görüyorum. Nice nice ulusların hükümdarısın. Fakat bana sorduğun sorunun karşılığını olumlu olarak verebilmem için senin hayatını mutluluk içinde tamamladığını bilmem gerekir. dedi.

 

LİDYA'NIN YIKILMASI: 

Krezüs, her şeyin para ile olacağını sanıyor, ücretli askerlerine güveniyordu. Halbuki bu sırada yerli kuvvetlere dayanan ve Med'leri yıktıktan sonra Anadolu'ya göz diken Pers hükümdarı KURUS (KYROS), büyük bir tehlike olarak belirmeye başlamıştı. 

Krezüs ise Anadolu'daki üstünlüğü elinde tutmak ve hatta Kapadokya'yı almak emelinde idi. Diğer taraftan eniştesi AŞTIYAG'ı öldüren Kurus'a karşı kin besliyor ve ondan öc almak istiyordu. 

Akıllı bir Lidyalı, Krezüs'ün İranlılarla savaşmasını önlemeğe çalıştı. «Savaşı kazanırsan, onlardan alacak bir şey bulamazsın. Fakat onlar seni yenerse ne kadar değerli şeyleri kaybedeceğini düşün» dedi. 

Krezüs o zamanın âdeti üzere, Delfi kâhinine başvurdu. İran'a açacağı savaşın nasıl bir sonuç vereceğini sordu. Kahin, Krezüs Kızılırmağı geçerse büyük bir devletin yıkılacağını söyledi. Krezüs, bu sözden Şran'ın yıkılacağı ümidine kapıldı.

Babil ve Mısır'dan gelecek kuvvetleri dahi beklemeden ordusu ile Kızılırmağı geçti. Ilk çarpışmada Krezüs bazı başarılar kazandı ise de kesin bir sonuç alamadı. (M.Ö. 547) Başkente döndü. Kurus'un kışın bir saldırıda bulunamayacağını sanarak ücretli askerlerini dağıttı. Fakat Kurus, bu durumdan faydalanmak istedi. Babil ve Mısır'dan Lidya'ya yardım gelmeden süratle harekete geçerek Batı Anadolu'ya doğru ilerledi. Krezüs'ün çok güvendiği süvarileri, Kurus'un develer üzerinde ki askerlerine yenildi Krezüs geri çekilerek Sard şehrine kapandı. Fakat şehir, 14 gün kuşatmadan sonra düştü (M.Ö. 546). Lidya'ya yüzlerce yıldan beri biriken hazineler Kurus'un eline geçti. Lidya, Büyük Iskenderin burayı almasına kadar. İran'ın bir eyaleti oldu. 

Söylentiye göre Kurus, Krezüs'ü bir odun yığınının üzerinde yakmak istedi. Bu sırada Krezüs'ün «Ah Solon - Solon Solona diye inlediği işitildi. Kendisi odun yığınının üzerinden indirilerek bu şekilde bağırmasının sebe bi soruldu. Krezüs, vaktiyle SOLON ile yaptığı konuşmayı anlattı. 

Kurus, Krezüs'e açıldı. Kendi sonunun da ne olacağı belli değildi. Bu sebepten Lidya hükümdarı Krezüs'ü öldürmedi. Kendisiyle birlikte İran'a götürdü. Krezüs, 20 yıl orada kaldı, Iran hükümdarına ve oğluna müşavirlik yaptı. 

 

 LİDYA MEDENİYETI

 

Lidya devlet idaresinin, ilk sıralarda, Feodal bir görünüşü vardı. Sonra sülaleler ve mutlak krallık kuruldu. Ünlü krallar yetişti. 

Lidya, başlangıçta Hititlerin, sonraları ise Yunanlıların etkisinde kaldı. Özellikle Krezus zamanında, derin bir Yunan hayranlığı Lidya'ya yayıldı. Yunan dili ve geleneği, Lidya'lılar arasında değer kazandı. 

Lidyalılar, Mezopotamya ile Yunanistan arasında aracılık yapmak suretiyle medeniyetin yayılmasına yardımda bulundular. Lidya hükümdarları, ticaretin gelişmesine önem verdiler. Memlekette güvenliği sağladılar. Elverişli ticaret yolları yaptılar. M.Ö. 700 yıllarında, Lidya'da, Para 'nın bulunması, ticaret hayatı için çok faydalı oldu. Bu buluş buradan hemen bütün dünyaya yayıldı. 

Lidyalılar denizlerde Yunan ve Fenikelilere rekabet edemeyeceklerini bildiklerinden dolayı, daha ziyade, Kara Ticaretine önem verdiler Lidya'da birçok davar sürüleri ve toprak zenginliği vardı Lidyalılar bunları işlediler. 

Lidya halkı sanatta da ileri idi Fildişi işçiliği meşhurdu Zarif kumaş. yapılırdı. Lidya'da müzik zevki de gelmişti kitara adlı çalgı Lidya lilar tarafından bulundu 

Lidyalılar, Hititliler gibi, tabiat kuvvetlerine taparlardı En büyük Tanrı SANTAŞ adındaki tanrıça idi. Din törenlerini kahinler yönetirdi. Bunların halk arasında büyük itibarları vardı. (foto:tarihportalı.net)

Kaynak: Editör:
Etiketler: Kral, Yolu, ve, Lidyalılar,
Yorumlar
Haber Yazılımı