Seyahatname
Nakliye portalı
Haber
12 Aralık 2020 - Cumartesi 23:07
 
Seyahatname
Seyahatnameler tarih coğrafya hukuk toplu bilim ve bu gibi bilimlerin yardımcı kaynaklarından biridir eskidikçe önem kazanırlar .
KÜTÜPHANE Haberi
Seyahatname

Seyahatname

 

Gezilip görülen yerler hakkında detaylı yazılan yazılara Seyahatname denir.

 

Yazarlar bu tür yazılarla seyahat ettikleri yerlerin tabiatı insanları ile ilgili çeşitli bilgiler verirler yalnız görülen ve duyulanlar anlatılır, uydurma ve yanlış fikirlere yer verilmez.

 

Seyahatnameler tarih coğrafya hukuk toplu bilim ve bu gibi bilimlerin yardımcı kaynaklarından biridir eskidikçe önem kazanırlar .

 

Seyahatnameler insanların yerleştikleri yerler, kültürleri, değişik hayat şekilleri edebiyatları gibi toplumsal olaylara da detaylı bir şekilde bazen bilgi veren yazılardır

 

Türk edebiyatında en önemli seyahat eseri Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi dir. Bu eser 10 cilt dir.

 

Yirmisekiz Çelebi Mehmet'in Paris Sefaretnamesi, Berlin elçimiz Resmi Ahmet'in Berlin Sefaretnamesi, seyahatname türünde yazılmış ilk ve önemli eserlerden sayılabilir. Tanzimat edebiyatında Ahmet Mithat'ın Avrupa'da bir Cevelan, Direktör Ali Bey'in Seyahat Jurnali adlı eseri bunların arasında gösterilir. Servet-i Fünun edebiyatında Cenap Şahabettin Hac yolunda ve Avrupa mektupları adlı eserlerini yazmıştır. Seyahatname yazarları başta Falih Rıfkı Atay olmak üzere Ahmet Haşim, Reşat Nuri Güntekin sayılabilir.

 

Türk Edebiyatın da önemli sayılan diğer seyahatnameler ise ;

 

16. yüzyılda yazılan ''Babürnane'', Katibi mahlasıyla bilinen Seyit Ali Reis'in  Mirat-ül Memalik (Memleket Ayansı) ''  ve denizcilik de önemli bir kaynak olan Piri Reis'in '' Bahriye'' isimli eseridir.

 

Dünya edebiyatında gezi yazısının ilk örnekleri;

Herodot, Marco Polo(1254-1324 ),İbni Batuda (1304-1369- Anadoluya'da uğramıştır )

 

Türk edebiyatında en eski seyahatnameler Timur'un oğlu Şahruh onun yanında bulunan Gıyasüddin Nakkaş'ın yazdığı '' Acaibü'l Letaif'' ve Ali Ekber Hatai  adlı bir tüccarın Kaleme aldığı ''Hıtainame '' dir.

 

 

Filmcilik Diyarında

(Falih Rıfkı Atay Amerika seyahati sırasında Los Angeles da bir film stüdyosunu ziyaret eder)

 

İlk filmler açık havada, güneş aydınlığında alındığı için, kışlık bütün yıl az yağışlı Mayıs'tan Aralık ayına kadar hemen hemen ışıklı ve bulutsuz iklimi ile dağlar- denizler arasında tabii ve değişik senaryolar kurma imkanı veren tabiat ile Los Angeles Sinema endüstrisinin merkezi olmuştur. Elektrik ve stüdyo tekniği şimdiki kadar ilerlemiş olsaydı, belki sinemacılık da büyük Doğu şehirlerinden birine yerleşecekdi.

 

Kendimi bir çocuk bahçesinin biraz zengincesinde sanıyordum. Açık havadayız.Salon genişliğinde bir havuz nihayetinde eski bir Yunan şehrinin alçı maketi var. Hemen hemen bir yemek masasının üstüne koyabilirsiniz. Havuzun beri ucundan mendil kadar yelkenleri kalemden biraz uzunca kürekleri ve içinde bonmarşe oyuncaklarına da benzeyen adamlarıyla yarım metrelik bir Kadırga.... Kürekleri hareketlendirmek için karada uyuklayan bir adam elektrik düğmesine basıyor. Bir başkası yelkenleri şişirmek için bir körük, bildiğimiz mangal körüğü'nün daha kalını bir başkası da suya vurup dalga yapmak için bir çamaşır dövme tahtası, bir dördüncü denize renk vermek için elinde bir toz boya paketi tutuyor, kıyıda bir yığın makina, bir yığın alet ve objektif... tarihin en meşhur deniz savaşlarından birini seyrediyoruz.

 

Bütün sahneler, stüdyo hangarları içindeki dekorlar da geçecekti. Önümüzdeki oyuncakları, şerit üstündeki şehirler, tekneler, dalgalar ve Fırtınalar gibi canlandırabilmek, o kadar sayılı sinema hünerlerinden imiş ki bunları ile idare eden adam, bir kaç stüdyo hesabına çalışırmış. Milyonları su gibi harcayan kumpanyalardan her biri böyle bir ustayı kendi hesaplarına bulamazlarmış.

 

Sonra bahçede kerestelerden yapılan pek eski bir Avrupa şehrinin sokaklarından geçtik. Hepsi  dekor, elektrik, makina, hepsi teknik oyunu.Milyonlarca insanı heyecandan bunaltan şeridin içi bu.....

 

Bu asrın medeniyeti hiç şüphesiz elektrikle şahsiyet bağlamıştır. Bu kadar bol ışık ve kuvvet çağı.  (Falih rıfkı Atay, Yolcu Defter'inden)

Kaynak: Editör:
Etiketler: Seyahatname,
Yorumlar
Haber Yazılımı